ALTIN 296,14
DOLAR 5,9339
EURO 6,5896
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 5°C
Yağışlı

Besmele – Bismillahirrahmanirrahim – Bismillah

48
A+
A-
Besmele – Bismillahirrahmanirrahim – Bismillah

“BİSMİLLÂH her hayrın başıdır.”
O’nun adıyla olmayan işte hayır yoktur.
Allah’ın adıyla, O’nun rızasına uygun başlanmış bir işte gidişatı ne olursa olsun, netice itibarıyle mutlaka hayır vardır. Çünkü O’nun adıyladır, Allah’ın adı anılarak başlanmıştır.

Besmele,
Allah’ın adı ile,
Allah adına,
Allahla, Allahlı, Allah için hareket etmek manasına geldiği için, mümin her işe besmele ile başlamalıdır.
Bu manayı insana ders vermek için Allah kelamı olan kur’an-ı Kerim’e bu mübarek ayeti ile başlıyor.

Besmele Allah ile kul arasında kudsi bir bağdır. İnsan bu bağ ile Allah’ın sonsuz kudret ve rahmetini arkasına alıyor

Kur’an okumaktan, abdest almaya; duaya, Besmele ile başlandığı gibi mübah olan oturup kalkmak yemek içmek gibi mübah işlere de Besmele ile başlanır ise mübah olan, adet olan işler ibadete dönüşür

“Bismillah”
Sadece hayırların başında kullanılır, asla haram ve günahların başında kullanılmaz.
Bir harama başlarken besmele çekilirse kişi küfre girer.
Mesela içki içerken, kumar oynarken ya da bunlar gibi bir haram işlenirken kişi bismillah derse, imandan çıkmış ve küfre girmiş olur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
“Besmelesiz her iş güdüktür.” buyurmuştur

Besmele ile başlanmayan her iş yarımdır ve tamamlanmamıştır. Dolayısıyla besmele her hayrın başı olduğu gibi aynı zamanda her hayrın da tamamlayıcısıdır.

“Bismillah” kelimesi, mevcudatın arkasındaki Allah’ın kudret ve tasarruf elinin olduğunu ifade eden bir semboldür.
Yani, her şeyin dizgini ve tasarrufu onun elindedir. Bütün sebepler onun icraat ve işlerine birer perde, birer bahane hükmündedir, manasını beyan eder.
Biz bu manayı anlayıp, iman ile Allah’a bağlanırsak, her şeyin baskı ve yükünden sıyrılıp, manen büyük bir huzuru kazanırız.
Şayet, hadiseleri sebeplere verip, kendimizi de onun terbiye ve idaresinden hariç addedersek, o zaman her şey bize bir yük, her hadise bir baskı aracı haline gelir.
O zaman hayat bir zindan ve elem kaynağı olur.

Mevcudat zaten hal dili ile açık olarak Allah’ın tasarruf ve terbiyesini ilan ediyor.
Biz de iman ve intisap ile o mevcudatın ritmine uymamız gerekir.
Yoksa, kainatın rağmına hareket etmiş oluruz;
Hem yoruluruz
Hem asi, ve hain vasfını alırız.

Allah’ın kudret ve bereketi, insanlar iman etmese Onun adını an masada kainatta işliyor.
Burada önemli olan bizim iman ile bu kudret ve bereketi tanıyıp idrak etmemizdir.

“Allah’a kul olana her şey hizmetkar olur.
Ve Allah’a isyan edene ise, her şey düşman olur.” fehvâsınca, mahlûkat şekil ve tavır alır.
Ateşin Hz. İbrahim (as)a balığın Hz. Yunus (as)’a  ve inek, arı, tavuk, ipek böceği gibi hayvanların, insana musahhar olması birer örnektir…

Hayır nedir?
“Mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat derler ki:
‘Cenâb-ı Hak bir şeye emreder, sonra hasen olur;
nehyeder, sonra kabih olur.’
Demek, emir ile, güzellik; nehiy ile, çirkinlik tahakkuk eder.”

İşte hayrın cevabı
Demek ki hayrın ölçüsü Cenâb-ı Hakkın emrine bakar.
Allah’ın emri ile güzellik ve hayır tahakkuk eder. O’nun razı olduğu bir iş işlenirse hayır hükmüne geçer.
Yoksa kişi kendine göre bir hayır ölçüsü tanımlamaya kalkışırsa iş karışır.
Hayrın hayır olabilmesi için Allah’ın emri şarttır

Allah’ın rızası dahilinde olan bir işe Bismillah ile başlanırsa, adeta o işin tahakkuku için Ona güvenilirse O vekil tayin edilirse, o zaman o iş hayır olur

Yoksa Allah’ın rızası dahilinde olmayan bir işe “Bismillah diye” başlamak, kişiye asla bir hayır kazandırmaz.
Veya Allah’ın emrettiği bir işe “Bismillah” demeden başlamak da hayrı netice vermez.

Yani “bismillah” ile o iş sevaplı bir hayra dönüşürken, “bismillah”sız sıradan, sevapsız mübah bir iş olmuş olur

Aslında küçük bir dokunuşla bütün amel ve hayatımızı hayra dönüştürmek mümkün. Bunun yolu da her mübah işimizi “besmele” li yapmayı bir alışkanlık haline getirmekten geçiyor…

Bismillah ile hayır arasındaki bu parlak nur, diğer cümleleri de aydınlatır

Bismillah berekettir.
Hz. Aişe radıyu anhâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm (bir defasında) Ashabından altı kişiyle beraber yemek yiyordu. Bir bedevi gelerek (hazır) yemeği iki lokmada ye(yip bitir)di. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm:

“Eğer bu (misafir) “Bismillah” deseydi, (yemek) hepinize yeterdi. Öyleyse biriniz yemek yediği vakit “Bismillah” desin:
Yemeğin başında “Bismillah” demeyi unutacak olursa, (hatırlayınca)
“Bismillahi fi evvelihi ve âhirihi ” desin!” buyurdular.”

Ümmeyye İbnu Mahşiyy (r.a.) şöyle dedi:
“Resulullah (s.a.v.) otururken bir adam besmele çekmeden yemek yiyordu.
Yemeğini yemiş, geriye tek lokması kalmıştı.
Onu ağzına kaldırırken: “Bismillahi evvelihi ve ahirihi” dedi.
Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) güldü ve şöyle buyurdu:
“Şeytan onunla birlikte yemeye devam etti.
Ne zaman ki Allah’ın ismini zikretti, karnındakileri hep kustu!”

“Bil ey nefsim, şu mübarek kelime, İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisan-ı hâl ile vird-i zebânıdır.”

Nişan:
Bir belirtidir, bir göstergedir, bir alâmettir, bir tanımdır, bir sözdür, bir bayraktır.

Bismillah doğrudan İslâmı, imanı, Müslüman’ı tanımlar, teşhis ve tesbit eder.
Bismillah diyen Müslüman’dır.
Kişi Bismillah diyerek, işine gücüne Allah’ın adıyla başlayarak, “Kur’ân ve Sünnette emredilen şeyleri yapacağım” diye söz verir.
Yine kişi,
Bismillah diyerek göğsüne iman, İslâm madalyasını takmış olur.
Yabancı ülkede bir yabancıyı gören, ondan besmeleyi duyduğu an müslüman olduğuna hükmeder

İşte zerrelerden güneşlere kadar bütün mevcudat, Cenâb-ı Hakkın emrini yerine getirerek, Allah’ın emrine sonsuz bir itaatle boyun eğerek, Allah’ın isim ve sıfatlarını âleme ilân ederek
O’nun adına,
O’nun ismiyle,
O’nun için hareket ettiklerini gösteriyorlar.
Yani mevcudat lisan-ı hâl ile Bismillah diyor.
Bütün mevcudat lisan-ı hâl ile Bismillah dediği için fiillerinin neticesi de hayır oluyor.

Aylar, yıldızlar, güneşler, denizler, ırmaklar, ovalar, nehirler, bitkiler, hayvanlar, insanlar velhâsıl görünen ve görünmeyen bütün mahlûkat doğrudan Allah’ın emrini yerine getirdikleri ona isyan etmedikleri, karşı gelmedikleri için, lisanı halleri ile Bismillah diyorlar.
Kendileri huzur buluyorlar, çevresine de huzur veriyorlar

Bismillah diyerek kâinatın içindeki yerini alan bir kişi,
elbette ki sonsuz bir güce istinat edecek, bitmez ve tükenmez bir bereket kaynağı bulacaktır.
Zira kuvvetin, bereketin ve nimetin kaynağı ve yaratıcısı Allah’tır. Bismillah diyerek sonsuz güç ve kuvvet ve bereket sahibini, iş ve fiilinine vekil tayin etmiş olur. Vekil Allah olduktan sonra, başka hiçbir şeye ihtiyaç yoktur
İşte halis bir iman ve tehvid sırrı da Besmele’de saklıdır

Besmele;
Kur’anın anahtarı,
Kainat;
Kur’anın varlıkla yazılmış hali,
İnsan;
Kainatın bir fihristesidir.

Allah’ın kainatta tecelli eden esmaları, insan küçük bir kainat olduğu cihetle, insanda da tecelli eder.
Öyleyse insan da lisan-ı haliyle Bismillah der,
Yani Allah’ın adını hal diliyle devamlı okunan bir zikir yapar.
Vücud emanetini taşıyan insanın, kendi yanlış tercihleriyle bunu yapmaması lisan-ı haliyle bu daim zikri yapmasına mani değildir.
İnsanın midesi, kalbi, beyni vs. tüm hücreleri ve zerreleri bu zikirle faaliyetlerini devam ettirir, Allah’ın adıyla hareket eder.
Bunu unutunca arızalanır hastalanır

Lisan-ı haliyle Bismillah diyen insanda aynı zamanda kavi bir imanda mevcutsa, yani fiilende Bismillah diyorsa;
Hz. İbrahim as. gibi dağlarvari ateş yığınlarına meydan okur.
Hz. Muhammed a.s.m gibi “Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz, dâvâmdan vazgeçmem” dedirtir, güçlendirir, kuvvetlendirir
Ve her türlü işkencelere, sıkıntılara ve hakaretlere rağmen, yılmaz, yıkılmaz, davasından vazgeçmez hale getirir.

 

“Bil ey nefsim, şu mübarek kelime, İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisan-ı hâl ile vird-i zebânıdır.”

Nişan:
Bir belirtidir, bir göstergedir, bir alâmettir, bir tanımdır, bir sözdür, bir bayraktır.

Bismillah doğrudan İslâmı, imanı, Müslüman’ı tanımlar, teşhis ve tesbit eder.
Bismillah diyen Müslüman’dır.
Kişi Bismillah diyerek, işine gücüne Allah’ın adıyla başlayarak, “Kur’ân ve Sünnette emredilen şeyleri yapacağım” diye söz verir.
Yine kişi,
Bismillah diyerek göğsüne iman, İslâm madalyasını takmış olur.
Yabancı ülkede bir yabancıyı gören, ondan besmeleyi duyduğu an müslüman olduğuna hükmeder

İşte zerrelerden güneşlere kadar bütün mevcudat, Cenâb-ı Hakkın emrini yerine getirerek, Allah’ın emrine sonsuz bir itaatle boyun eğerek, Allah’ın isim ve sıfatlarını âleme ilân ederek
O’nun adına,
O’nun ismiyle,
O’nun için hareket ettiklerini gösteriyorlar.
Yani mevcudat lisan-ı hâl ile Bismillah diyor.
Bütün mevcudat lisan-ı hâl ile Bismillah dediği için fiillerinin neticesi de hayır oluyor.

Aylar, yıldızlar, güneşler, denizler, ırmaklar, ovalar, nehirler, bitkiler, hayvanlar, insanlar velhâsıl görünen ve görünmeyen bütün mahlûkat doğrudan Allah’ın emrini yerine getirdikleri ona isyan etmedikleri, karşı gelmedikleri için, lisanı halleri ile Bismillah diyorlar.
Kendileri huzur buluyorlar, çevresine de huzur veriyorlar

Bismillah diyerek kâinatın içindeki yerini alan bir kişi,
elbette ki sonsuz bir güce istinat edecek, bitmez ve tükenmez bir bereket kaynağı bulacaktır.
Zira kuvvetin, bereketin ve nimetin kaynağı ve yaratıcısı Allah’tır. Bismillah diyerek sonsuz güç ve kuvvet ve bereket sahibini, iş ve fiilinine vekil tayin etmiş olur. Vekil Allah olduktan sonra, başka hiçbir şeye ihtiyaç yoktur
İşte halis bir iman ve tehvid sırrı da Besmele’de saklıdır

Besmele;
Kur’anın anahtarı,
Kainat;
Kur’anın varlıkla yazılmış hali,
İnsan;
Kainatın bir fihristesidir.

Allah’ın kainatta tecelli eden esmaları, insan küçük bir kainat olduğu cihetle, insanda da tecelli eder.
Öyleyse insan da lisan-ı haliyle Bismillah der,
Yani Allah’ın adını hal diliyle devamlı okunan bir zikir yapar.
Vücud emanetini taşıyan insanın, kendi yanlış tercihleriyle bunu yapmaması lisan-ı haliyle bu daim zikri yapmasına mani değildir.
İnsanın midesi, kalbi, beyni vs. tüm hücreleri ve zerreleri bu zikirle faaliyetlerini devam ettirir, Allah’ın adıyla hareket eder.
Bunu unutunca arızalanır hastalanır

Lisan-ı haliyle Bismillah diyen insanda aynı zamanda kavi bir imanda mevcutsa, yani fiilende Bismillah diyorsa;
Hz. İbrahim as. gibi dağlarvari ateş yığınlarına meydan okur.
Hz. Muhammed a.s.m gibi “Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz, dâvâmdan vazgeçmem” dedirtir, güçlendirir, kuvvetlendirir
Ve her türlü işkencelere, sıkıntılara ve hakaretlere rağmen, yılmaz, yıkılmaz, davasından vazgeçmez hale getirir.

Alıntıdır.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.